[ Film Yorumu #2 ] Arınma Gecesi : Anarşi







   Akranlarım deli gibi YGS'ye çalışıp, LYS kasarken ben gittim film izledim. Ha pişman mıyım? Hayır. 



Çünkü son zamanlarda izlediğim en en en iyi filmi izledim. 


Filmin konusu kısaca: yıkılan eski Amerika yerine kurulan yeni devletin 364 gün çok katı kanunlar var ama 1 gün var ki, o gün cinayet dahil tüm suçlar 12 saat serbest. Böyle söyleyince aklınıza ilk olarak banka soymak falan geliyor, değil mi? Ama kazın ayağı öyle değil. Bankalar, kuyumcular vs. paralarını arınma gecesinden önce güvenli yerlerine sevk ediyorlar. Yani birini öldürmeyecekseniz Arınma Gecesi pek size göre olmayabilir. Hoş, ava giderken avlanmak olasılığı %98 kadar yüksek bir oran. Film boyunca bu tarz şeyleri sık sık şahit olduk. 







Arınma Gecesi: Anarşi aslında bir devam filmi ve eğer ilk filmi izleyip beğendiyseniz ne işiniz varsa bırakın ve gidin filmi izleyin. Eğer ilk filmi izleyip beğenmediyseniz yine gidin filmi izleyin çünkü ilk filmin çok çok üstüne çıkılmış. Eğer ilk filmi izlemediyseniz sorun değil bir şey kaçırmaz veya bir kopukluk yaşamazsınız. Ben ilk filmi pek de beğenmeyen kesimdenim ve beğenmemin nedeni çok sağlam bir konunun gereği kadar işlenmemesiydi ama Anarşi'de yönetmen işlemekle kalmamış, iliklerimize nakşetmiş. 





Film bir anne - kız ,  bir karı - koca ve bir de intikam meleğinin yollarının kesişmesiyle gerçek anlamda başlıyor. Karakterler oldukça gerçekti, bildiğimiz insandı. Korkuları, nefretleri, hayatta kalma dürtüleri oldukça insancaydı. Birdenbire ölüm makinesine dönüşen yoktu veya başına ne gelirse gelsin erdem timsali gibi duran doğrucu davutlardan da yoktu. Ne fazla ne eksik, tam kararında. 




 Hani bazen kötü adamı esas oğlandan daha fazla severiz ya, Arınma Gecesi: Anarşi'de de yaşadığım tam olarak buydu. Evet, ana karakterleri de sevdim vs. ama filmin afişinde de yer alan o suç grubu film boyunca favorimdi. 





Filmin bence en can alıcı sahnesi sadece 5 saniye görülen kanla kaplı kızın sahnesiydi. Aslında çok önemsiz bir sahne, hatta filmi izleyenlerden o sahneyi hatırlamayanlar bile olabilir. Arabayla geçerken kız öylece kaldırımda duruyordu ve ben o saniyeden sonra delicesine o kızın hikâyesini merak ettim. Hatta yönetmene mail atıp o kızın hikayesini konu alan film çekmelerini isteyeceğim. 



Filmde devrim ruhu da ihmal edilmemiş. Sebebi Spoi olacağı için bu konuya girmek istemiyorum ama V For Vendetta tarzı şeyleri seviyorsanız bu filmde de o esintileri hissedebilirsiniz. Time to revolation! 







Film her şeyiyle çok güzeldi. O kadar heyecanlıydı ki bir kısmını ayakta izlediğimi utanarak söylemeliyim. İzleyin, izletin. 











Filme Puanım : 5/5



0 yorum: