Wattpad, Yayınevleri ve Zamane Yayın Anlayışı Hakkında Bir Deneme | Denemeler #1

Zeze'den Herkese Merhaba, 



Türk Edebiyatının nereye gittiğine dair ciddi kaygıların var. Bu konu hakkındaysa en çok bugün endişe ettim sanırım. Bir arkadaşımla ( bizim mor aslan ) konuşuyorduk ve kitap olarak basılacak bir hikayeden pasaj yolladı. Pasajı okudum ve gözlerimi bir kaç saniye kırpıştırarak ekrana baktım. Aslında pasajı buraya atmayın düşünüyordum ama çok kaba bir davranış olacağından vazgeçtim.

Benim hikayeyi yazan kıza tek bir sözüm dahi yok. İnternet özgür ve dibi olmayan bir dünya, burada herkes istediği herşeyi yapar, yapmalı. Kızın kendi hayal gücü, kendi dünyası. İster Türkçeyi hiçe sayarak yapar bunu, ister her cümlede argo kullanarak. Dediğim gibi internet dediğimiz özgürlükler dünyası nasıl o kızın yazmaya hakkı varsa seninde okumama hakkın var. Okumazsın olur biter.

Böylesine klişe bir konu üzerine mizahın argo kullanmak olduğu fikriyle yazılmış bu hikaye benim için sorun teşkil etmezdi, ta ki basılacağını duyduğum ana kadar. İşte o zaman işin rengi değişiyor, çünkü basit bir internet yazısından çıkıp Türk Edebiyat'ına ait bir eser oluyor. Türk Edebiyatı demek biz demek, bizi temsil ediyor demek. Ben bu hikâyenin bizi temsil etmesine izin vermiyorum, hayır bizim edebiyatımız Oğuz Atay'lar, Sabahattin Ali'ler, Hakan Günday'lar, Livaneli'ler yetiştirmiş bir edebiyattır lütfen. Ben ki bugün Canan Tan'ı bile kara leke olarak görüyorum, böylesi basit bir hikayenin basılıyor olması Canan Tan'a bile haksızlık.

Edebi kaygıyı bir kenera itersek bu olayın ne en acı tarafı ne biliyor musunuz? Yayınevlerinin olayının artık sadece PARA olması. Yada şöyle düzelteyim - belki hala sadece kitap basmak için kitap basan yayınevleri vardır - Bazı yayınevlerinin tek derdi gelir kazancı olmuş durumda. " Kitap iyi mi? " " Basılmaya değer? " bir yayınevinin sorması gereken soru bu olmalıdır, Günümüzdeyse bu sorular " Kitap para getirir mi? "    " Bu kitap popüler olur mu? " olmuş durumda. Tamam tabi ki yayınevi iyi bir ciro yapmalı ama sırf para kazandırsın diye bir kitap basmak tüm kitaplara ihanet gibi geliyor.

Sevgili yayınevleri siz pazarcı değilsiniz, bir nevi sanatla insan arasında köprü görevi görüyorsunuz, kitaplar kutsal şeylerdir onlara karpuz muamelesi yapmayınız lütfen.

Ve mesela ben bugün ufak bir kısmını okuduğum hikâyenin sahibi olan kıza çok üzüldüm. Eminim ki yaşı 15'ten fazla değildir ve olayın ciddiyetinim farkına varamamıştır. Belki de 10-20 yıl sonra pişmanlık duyacağı bir şey olacak. Bende hikayeler yazdım ve bir kısmını internette yayınladım ve ilk yazdığım hikayeler kitap olsaydı şuan pek kıvanç duyarak anlatmazdım. Kızın hikayesi 6.9 milyon okunmuş ve bu cidden çok iyi bir rakam. Ben burada yayınevinin kızın popileritesini kullanmayı amaçladıklarını düşünüyorum. Zaten basacak olan yayınevinin ismini ilk kez duydum, bastıkları ettikleri bir kitapta yok yani.  Ciddi anlamda bu olay beni çok rahatsız etti, bu konu hakkında bir şeyler söylemeliydim. Bir kitap sever olarak böyle bir şeyi ihanet sayarım.

Bu arada wattpad'de ki hikâyeler çok mu amatör yoksa benim şansıma hep çürük elmalara mı denk geliyorum? Wattpadde hikâye önerileriniz varsa memnuniyetle incelerim.

- Esen kalın tüm kitap severler... - Türk Edebiyatının nereye gittiğine dair ciddi kaygıların var. Bu konu hakkındaysa en çok bugün endişe ettim sanırım. Bir arkadaşımla ( bizim mor aslan ) konuşuyorduk ve kitap olarak basılacak bir hikayeden pasaj yolladı. Pasajı okudum ve gözlerimi bir kaç saniye kırpıştırarak ekrana baktım. Aslında pasajı buraya atmayın düşünüyordum ama çok kaba bir davranış olacağından vazgeçtim.

Benim hikayeyi yazan kıza tek bir sözüm dahi yok. İnternet özgür ve dibi olmayan bir dünya, burada herkes istediği herşeyi yapar, yapmalı. Kızın kendi hayal gücü, kendi dünyası. İster Türkçeyi hiçe sayarak yapar bunu, ister her cümlede argo kullanarak. Dediğim gibi internet dediğimiz özgürlükler dünyası nasıl o kızın yazmaya hakkı varsa seninde okumama hakkın var. Okumazsın olur biter.

Böylesine klişe bir konu üzerine mizahın argo kullanmak olduğu fikriyle yazılmış bu hikaye benim için sorun teşkil etmezdi, ta ki basılacağını duyduğum ana kadar. İşte o zaman işin rengi değişiyor, çünkü basit bir internet yazısından çıkıp Türk Edebiyat'ına ait bir eser oluyor. Türk Edebiyatı demek biz demek, bizi temsil ediyor demek. Ben bu hikâyenin bizi temsil etmesine izin vermiyorum, hayır bizim edebiyatımız Oğuz Atay'lar, Sabahattin Ali'ler, Hakan Günday'lar, Livaneli'ler yetiştirmiş bir edebiyattır lütfen. Ben ki bugün Canan Tan'ı bile kara leke olarak görüyorum, böylesi basit bir hikayenin basılıyor olması Canan Tan'a bile haksızlık.

Edebi kaygıyı bir kenera itersek bu olayın ne en acı tarafı ne biliyor musunuz? Yayınevlerinin olayının artık sadece PARA olması. Yada şöyle düzelteyim - belki hala sadece kitap basmak için kitap basan yayınevleri vardır - Bazı yayınevlerinin tek derdi gelir kazancı olmuş durumda. " Kitap iyi mi? " " Basılmaya değer? " bir yayınevinin sorması gereken soru bu olmalıdır, Günümüzdeyse bu sorular " Kitap para getirir mi? "    " Bu kitap popüler olur mu? " olmuş durumda. Tamam tabi ki yayınevi iyi bir ciro yapmalı ama sırf para kazandırsın diye bir kitap basmak tüm kitaplara ihanet gibi geliyor.

Sevgili yayınevleri siz pazarcı değilsiniz, bir nevi sanatla insan arasında köprü görevi görüyorsunuz, kitaplar kutsal şeylerdir onlara karpuz muamelesi yapmayınız lütfen.

Ve mesela ben bugün ufak bir kısmını okuduğum hikâyenin sahibi olan kıza çok üzüldüm. Eminim ki yaşı 15'ten fazla değildir ve olayın ciddiyetinim farkına varamamıştır. Belki de 10-20 yıl sonra pişmanlık duyacağı bir şey olacak. Bende hikayeler yazdım ve bir kısmını internette yayınladım ve ilk yazdığım hikayeler kitap olsaydı şuan pek kıvanç duyarak anlatmazdım. Kızın hikayesi 6.9 milyon okunmuş ve bu cidden çok iyi bir rakam. Ben burada yayınevinin kızın popileritesini kullanmayı amaçladıklarını düşünüyorum. Zaten basacak olan yayınevinin ismini ilk kez duydum, bastıkları ettikleri bir kitapta yok yani.  Ciddi anlamda bu olay beni çok rahatsız etti, bu konu hakkında bir şeyler söylemeliydim. Bir kitap sever olarak böyle bir şeyi ihanet sayarım.

Bu arada wattpad'de ki hikâyeler çok mu amatör yoksa benim şansıma hep çürük elmalara mı denk geliyorum? Wattpadde hikâye önerileriniz varsa memnuniyetle incelerim.


- Esen kalın tüm kitap severler...

5 yorum:

  1. Ah, resmen iç sesimi birebir yazıya aktarmışsın, Zeze. Önünde saygıyla eğiliyorum...

    YanıtlaSil
  2. çok uzak diyarlardanı dene

    YanıtlaSil
  3. Merhaba, güzel bir konuya değinmişsiniz. Yazınıza tesadüfen rastladım. Yayınevleri bu konuda seçici olmalı.

    YanıtlaSil
  4. Merhaba, güzel bir konuya değinmişsiniz. Yazınıza tesadüfen rastladım. Yayınevleri bu konuda seçici olmalı.

    YanıtlaSil
  5. https://www.wattpad.com/story/38564657-tutsak

    https://www.wattpad.com/story/29397270-psikopatim


    Bende sizin gibi düşünüyorum gerçekten çok haklısınız. Baştan aşağı hatalarla dolu olan kitaplar raflara konuluyor. Yoruma benim okuduğum ki çok seçici davranırım kitap konusunda, bıraktığım kitaplar okumaya değer. Bakmanızı öneririm.

    YanıtlaSil