Afrodit'e Merhaba Deme Vakti...


    
      




 Afrodit veya diğer adıyla Venüs…



Aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit, yüce aşkın adına kutsa tüm insanlığı!


İsmini duymamak ne mümkün! 2500 yıl önce tüm o Olympos tanrılarını ve insanlığı kendine âşık eden yüce tanrıça, bunca yıl üstüden geçmesine rağmen hala güzelliğine tapılan ve tüm tanrılar içinde en bilinen tanrıçadır. Herkes aşk ister çünkü aşk tanrıların şarabıdır. Kim böylesine ilahi bir duyguyu tatmak istemez ki ve kim böylesine bir duygunun tanrıçasına tapmaz! Aşk uğruna yapılan tüm şeyler Afrodit’in gölgesi altında yapılmıştır, aşk uğruna ölen her âşık Afrodit’in cenneti ile taçlandırılmıştır ve yazılan her aşk hikâyesi Afrodit’in ilhamı ile kaleme alınmıştır. Üstelik bu tanrıça sadece tapılası derece güzel değil aynı zamanda bulunduğu her yeri eşsiz güzelliğinden bir parça ile donatarak süsleyen bir Tanrıça.

Tüm tanrılar bencildir; Afrodit hariç. O hiçbir zaman aşkını paylaşmaktan çekinmedi, bu kimilerine sadakatten nasibini almamak olarak algılansa da onun herkese yetecek kadar büyük bir sevgisi vardı ve sevgisini yaydı; tüm dünyaya aşkın hüküm sürmesi için. Arzularını saklamaz, doyasıya yaşamaktan çekinmezdi ve her kadına arzularından utanmamaları için öncü oldu. Arzunun ve zevkin sadece erkekler için olmadığını öğretti, birazda feministti harikulade tanrıçamız. İşte tamda bu yüzden her kadının içinde bir Afrodit yatar, uyandırılmayı bekleyen güzeller güzeli bir tanrıça.


Ve güzel olan her şey gibi kıskanıldı. Tanrıçalar güzelliğini kıskandı, tanrılar ona sahip olamadıkları için delirdi, insanlar ona aşkı vermediği için lanet etti, âşık olma hikmetine erenler ise bu yoğun duyguyla başa çıkamadıkları için hayıflandı.  Varlığı dert, yokluğu ise dehşete düşüren bir Tanrıçaydı o.

Kıyıya vuran dev bir dalganın beyaz köpüklerinde doğdu Afrodit küllerinde doğarcasına ve güldüğünde güneş doğduğu, ayağının değdiği yerlerde çimenler yeşerdi, elini dokunduğu taş bin bir çiçek açtı.


Peki, ben neden size bunları anlatıyorum?  Afrodit’i daha iyi tanıyın diye, bu blog neden Afrodit’in güncesi bilin diye. Çünkü bu blog’un amacı kitaba duyulan aşk, bu blog’un amacı eşsiz kitapların keşfedilmesi, bu blog’un amacı kitaplarda ki güzelliği paylaşmak. 



Şimdi gülümseyin ve Afrodit’i sevgiyle sarın. İzin verin hayatınızı güzelliği ile donatsın!



-          Sevgilerimle




1 yorum: